1 Ağustos 2017

Yazar Ne Yazar Ne Yazamaz

Yazamıyorum. Düşünürken güzel. Sayılır. Ama yazarken kelimeler anlamsızlaşıyor. Dünya, içeriden gördüğüm gibi değil galiba. Sanırım hislerimin his zannettiklerinin pek bir değeri yok dışarıda. Yazma tekniğim yok. Var aslında: baştan savma. Haliyle okunmaya değer şeyler çıkmıyor ortaya. Okunmaya değer olmayan hissetmeye değer olur mu? Okunan hissedilmiyorsa, hissedilen okunmuyorsa, hissedilen yazılmıyorsa değer olur mu? Veyahut hissedilmeye değer bir şey var mıdır meydanda? Kendimi tekrara düşüyorum. Varsın düşeyim, […]

31 Temmuz 2017

Homo Sapiens Sapiens 2.0 vs Homi-no-idea

“Sizi sevmiyorum ey insanlar! Ah pardon. Böyle başlamamalıydım. Sizi sevmek istiyorum ey insanlar, hem de çok sevmek istiyorum ama sevmiyorum.”[1] Böyle başlıyor Ömer Faruk Dönmez Bir Yobazın Günlüğü’ne. Burası da az gelişmiş bir günlük, ben de görece yobaz olduğuma göre, ama en önemlisi insanları sevme hakkındaki duygularımız sayın Dönmez ile birebir örtüştüğünden yazıya böyle başlamamda bir sakınca görmüyorum. Bütün insanlığı kucaklayacak kadar geniş göğsümün olmasını […]

27 Temmuz 2017

Esarete Hasret

Saat 20.11 Kendini dinlemek için yanlış bir zaman. Herkes uyanık. Gecenin sesi bastıramıyor diğer sesleri. İç ses duyulmuyor. Kafalar karışık değil henüz. Gündeliğin uğraşı bitmedi hâlâ. Güncel terk etmedi içimizi ve dışımızı daha. İçeride bir yerde cılız bir şey var yalnız, yalnız. “Şey, her şeyi tutan bir şey”[1] İçten içe ­­­­­“Bu hayat benim değil, aynadaki adam ben değilim, bu düşünceler başkasının.” diyen, demeye hazırlanan -ya […]

24 Temmuz 2017

Önce Söz Vardı. Peki, Sonra?

Soldan dört, alttan iki kare boşluk bırak. Alt satırda soldan iki kare boşluk bırakacaksın. Geçen yazıda tarihi yazmamışsın. Bunda da unutma. Olur. Satır başı. Şimdi aklıma geldi. Satır. Neden? Acaba eskiler her bir satırı satır gibi mi kullanıyorlardı? Bizim biz olmamızı engelleyen o arzuların, şehvetlerin, ihtirasların, kıskançlıkların, düşüncelerin, velhasıl bizi bize ulaştıran yolları tıkayanların bağlarını kopartmak için mi kullanıyorlardı? O sebepten mi satır dediler? Acaba […]

22 Temmuz 2017

Parazit Konuşmalar

Kalemi elime almadan önce yazacak ne çok şey vardı. Sanki yazmaya değil, yazma eylemini düşünmeye ihtiyacım varmış. Küçük bir not defteri, güzel bir kalem, huzurlu bir mekan ve düşünceler… Yazmaya bunlar yeter diye düşünmüştüm. Yetmiyormuş.

21 Temmuz 2017

İlk Yazı Denemesi

Merhabalar, Uzun süredir (yaklaşık 1.5 senedir) açmayı planladığım blog sitemi sonunda açabildim. Öncelikle neden 1.5 sene beklediğimi söyleyeyim. 1.5 sene bekledim çünkü kendimi hazır hissetmiyordum yazmaya. Düşüncelerimi kağıda dökmekte yetersizdim hayli. Yazar burada, şu an çok yetenekli olduğundan bahsetmeye çalışıyor. Doğru düzgün düşünce de yoktu aslında. Hoş, şimdi var mı? Bilmem. Siz karar verin ona da.