Zindandayız. Gelsene.

Telefondan ilk yazma deneyimim. Kıytırık bir uygulama indirdim. Üstte, numaranın kime ait olduğunu öğrenebileceğimi söyleyen Adsense reklamı. Arka planda Sıla söylüyor. Yan Benimle. Fena değil (haftalar sonra açılan parantez: Fena değil diyen ruh halimi şeetsinler. Efsane.) Son albümünü pek beğenmedim gerçi. Neredeyim? Balkanların ve Ortadoğu’nun en büyük camilerinden birisinin bahçesinde. İkindi vakti. Ezan okunuyor. Sıla […]

Devamını Oku

Yazar Ne Yazar Ne Yazamaz

Yazamıyorum. Düşünürken güzel. Sayılır. Ama yazarken kelimeler anlamsızlaşıyor. Dünya, içeriden gördüğüm gibi değil galiba. Sanırım hislerimin his zannettiklerinin pek bir değeri yok dışarıda. Yazma tekniğim yok. Var aslında: baştan savma. Haliyle okunmaya değer şeyler çıkmıyor ortaya. Okunmaya değer olmayan hissetmeye değer olur mu? Okunan hissedilmiyorsa, hissedilen okunmuyorsa, hissedilen yazılmıyorsa değer olur mu? Veyahut hissedilmeye değer […]

Devamını Oku

homi-no-idea

Homo Sapiens Sapiens 2.0 vs Homi-no-idea

“Sizi sevmiyorum ey insanlar! Ah pardon. Böyle başlamamalıydım. Sizi sevmek istiyorum ey insanlar, hem de çok sevmek istiyorum ama sevmiyorum.”[1] Böyle başlıyor Ömer Faruk Dönmez Bir Yobazın Günlüğü’ne. Burası da az gelişmiş bir günlük, ben de görece yobaz olduğuma göre, ama en önemlisi insanları sevme hakkındaki duygularımız sayın Dönmez ile birebir örtüştüğünden yazıya böyle başlamamda […]

Devamını Oku

Esarete Hasret

Saat 20.11 Kendini dinlemek için yanlış bir zaman. Herkes uyanık. Gecenin sesi bastıramıyor diğer sesleri. İç ses duyulmuyor. Kafalar karışık değil henüz. Gündeliğin uğraşı bitmedi hâlâ. Güncel terk etmedi içimizi ve dışımızı daha. İçeride bir yerde cılız bir şey var yalnız, yalnız. “Şey, her şeyi tutan bir şey”[1] İçten içe ­­­­­“Bu hayat benim değil, aynadaki […]

Devamını Oku

alaaddin

Önce Söz Vardı. Peki, Sonra?

Soldan dört, alttan iki kare boşluk bırak. Alt satırda soldan iki kare boşluk bırakacaksın. Geçen yazıda tarihi yazmamışsın. Bunda da unutma. Olur. Satır başı. Şimdi aklıma geldi. Satır. Neden? Acaba eskiler her bir satırı satır gibi mi kullanıyorlardı? Bizim biz olmamızı engelleyen o arzuların, şehvetlerin, ihtirasların, kıskançlıkların, düşüncelerin, velhasıl bizi bize ulaştıran yolları tıkayanların bağlarını […]

Devamını Oku

İlk Yazı Denemesi

Merhabalar, Uzun süredir (yaklaşık 1.5 senedir) açmayı planladığım blog sitemi sonunda açabildim. Öncelikle neden 1.5 sene beklediğimi söyleyeyim. 1.5 sene bekledim çünkü kendimi hazır hissetmiyordum yazmaya. Düşüncelerimi kağıda dökmekte yetersizdim hayli. Yazar burada, şu an çok yetenekli olduğundan bahsetmeye çalışıyor. Doğru düzgün düşünce de yoktu aslında. Hoş, şimdi var mı? Bilmem. Siz karar verin ona […]

Devamını Oku