Gelip de Bulamamak

Geldin kadın, geldin de ben bıraktığın yerde bıraktığın gibi değilim be. Geldin eyvallah da, ya gidişin? Neleri alıp gittin de gelişin yerine koyamadı onları? Ayrılık demiş şair, sevdaya dahil[1]. Zarif şairimiz cevap vermiş: “Başını alıp gitmek sevdaya dahil değil.” Ayrılık farklı şey başını alıp gitmek farklı şey kadın. Bence tabii. Bilmez miydin Oğuzcuğum Atay’ı çok […]

Devamını Oku

Bir Yağmur Sabaha Kadar Yağmayan

Yazmayalı iki hafta olmuş. Yazabilmek için hissetmek, yaşamak lazım. Hissetmeyeli ne kadar oldu acaba? Ya da yaşamayalı? Ya his sandıklarım sanrıdan ibaretse, ne yaparım? Ne yapıyorum ya da? Aslında hislerimin his sandıklarının çok yoğunlaştığı anlar, günler oldu ama yazacak takati bulamadım kendimde. Cesaret de şuna. Cesaret edememek korkmak demek. Korkacak bir şeyler gerek. Doğru, korkacak […]

Devamını Oku

İlmek İlmek Cehennem

Yazmayalı çok zaman oldu. Kaç yazıya daha böyle başladım? Neden yazmıyorum? Yazamıyorum. Anlatacaklarım bitti sanırım. Ya da anlatabileceklerim. Anlatamıyorum. İçimdeki huzursuzluğu, içimi kemiren duyguları, benliğimi yiyip bitiren ruh asalaklarını anlatamıyorum. Bir boşluk var içimde. Dolduramıyorum. Geçmişe duyduğum öfkeden başka bir şey kalmadı sanırım elimde. Gelecek? Hah hah, geldi bile. Yaşadım geleceği çoktan. Geleceğimin de geçmişimden […]

Devamını Oku

Halimiz Duman

Halimiz duman. Kaçıncı tekrarda bilmiyorum. Az önce muhtemelen bağırarak bu şarkıyı söylüyordum. Muhtemelen diyorum çünkü kulaklıkla dinliyordum, yüksek sesle dinliyordum. Ve kendi sesimi az biraz duyuyordum. Buna şahit olmak zorunda kalan yan odalardan ve odamdaki atomlardan özür dilemeyeceğim. Nasıl sözlerdir bunlar? Nasıl yazılır abicim bunlar? Halimiz duman. Halimiz duman. Yediğim kazıkları düşünüyorum. Sevdiklerimi. Sevip de […]

Devamını Oku

Acıyla Alınıp Acıyla Satılan

Acılar insanı olgunlaştırırmış. Kendimin acısıyım ben. Kendimden kaçamadığıma göre her an acı içindeyim. Dolayısıyla her an gelişim halindeyim. Ama aşırı olgunlaşınca meyve yenmez değil mi? Çürür. Sonunda çürüyeceğim işte ben de. Çürüyüp kokacağım. Tiksinerek, eldivenle tutup atacaksınız beni uzak köşelere. Rahat uyuyabileceğiniz bir yere. Beraber uyumayacağız canım. Ya öyle mi? Benden uzak olduğunuzdan rahat uyuyabileceksiniz […]

Devamını Oku

Utanç Günlüğü – Başarısız Bir Utanç Denemesi

Gelin bir yazı dizisi oluşturalım. “Utanç Günlüğü” olsun ismi de. Başkası adına utandığınız zamanlar olmuştur. Biraz da benim adıma utanın. “Elemim bir yüreğin karı değil, gitme ey yolcu gel beraber ağlaşalım” Böyle hatırlıyorum mısrayı. Yok böyle değilmiş. “Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım / Elemim bir yüreğin karı değil, paylaşalım.”[1] Paylaşıp utancımı azaltırım belki. Psikolojide, […]

Devamını Oku

Muskasız Konuşsam Çarpılır mıyım Hocam?

Bilgisayardan ilk yazma deneyimim. Kağıda yazıp bilgisayara geçiyordum normalinde. Bir sefer de telefona yazmıştım. Bakalım bu yazı nasıl olacak? Arka planda “LP” ablamızın “Lost On You” şarkısı çalıyor. Seviyorum bu şarkıyı. Beni anlatıyor. Sözler efsane. Ses fevkalade. Kadının sesini ilk duyduğumda ağzım açık kalmıştı. Mecazi manada değil. Gerçekten ağzım açık kalmıştı. Çünkü erkek sanmıştım, bir […]

Devamını Oku

Çözülmüş Bir Sırrın Şaşkınlığı

Evet evet, başlık tamamen kopya. Özenti. Hatta ergenvari. Kabul ediyor ve bütün suçları üzerime alıyorum.  Ve gene evet, son birkaç yazımda fotoğraf kullanmıyorum. Aslında kullanmak istiyorum ama orijinal bir şeyler bulmakta zorlanıyorum. Çeşitli servisler varmış fotoğraf bulmak için. Bir yazıyı yer imlerine eklemiştim. Başka tavsiyesi olan varsa, yorumlayabilir. Lan sanki siteye kaç kişi giriyor da […]

Devamını Oku

Yorgunum Be Kaptan

Yorgunum Samsa. Çok yorgunum. Ver müziği. Verdim efendimiz. Birkaç ay önce ne yazmışım bakalım mı Samsacım? Bakalım efendimiz. O zamanlar sen yoktun. Kendimi aldatılmış hissettim efendimiz. Evet Samsa, seni yalnızlığımla aldatıyordum. Şimdi üçlü yapıyoruz. Daha zevkli.   “Üzerimde atamadığım bir yorgunluk var. Ya da üzerimde, üzerimden atamadığım bir yorgunluk var. Ya da üzerimden atamadığım bir […]

Devamını Oku

Sahte Mutluluk Karşılığı Kendini İpotek

Kendimle yazışmayalı bayağı oldu. (Kendime gönderdiğim smsleri saymazsak.) Geçen sürede bende pek bir değişiklik olmadı esasında. Akşam ezanı vakti. Okundu okunacak. Sıkılmıştım gene. Uzaklaşmak istedim, yurttan, çevremden. Gene. Aldım küçük not defterimi -kalemim zaten her daim cebimde-. Düştüm caminin yoluna. Bu sefer kitapçıya uğramadım. Havamda değilim. Zaten ezberledim kitapların yerini. Vicdanımı rahatlatmak için ikindi namazımı […]

Devamını Oku