Yazar Ne Yazar Ne Yazamaz

Yazamıyorum. Düşünürken güzel. Sayılır. Ama yazarken kelimeler anlamsızlaşıyor. Dünya, içeriden gördüğüm gibi değil galiba. Sanırım hislerimin his zannettiklerinin pek bir değeri yok dışarıda.

Yazma tekniğim yok. Var aslında: baştan savma. Haliyle okunmaya değer şeyler çıkmıyor ortaya.

Okunmaya değer olmayan hissetmeye değer olur mu?

Okunan hissedilmiyorsa, hissedilen okunmuyorsa, hissedilen yazılmıyorsa değer olur mu?

Veyahut hissedilmeye değer bir şey var mıdır meydanda?

Kendimi tekrara düşüyorum. Varsın düşeyim, şapka değilim ya hep farklı şeyler çıksın içimden. Kendime süre veriyorum biraz daha. Dört ya da beş ay boyunca böyle gider bu. Var bazı sebepleri. Ama sonrasında dişe dokunur bir şeyler çıkacaktır diye umut ediyorum ortaya. Yazın zamanım bol olacak. Okuyabileceğim. Araştırabileceğim. Düşünecek daha çok zamanım olacak. O zamana kadar bardağı boşaltmak gerek. Vakti gelince dolmaya başlar. Dolar da taşar belki. O taşkında yol alır, yüzeriz. Hah hah, bir mısra: “Bir türlü yetişemem fecre kadar yürürüm de”[1] ya da hüngür hüngür. 

 

 

22.02.2017

 

[1]: Necip Fazıl Kısakürek – Kaldırımlar III

Yazar Ne Yazar Ne Yazamaz” hakkında 6 yorum

  1. Hepimizin yazamadığı anları oluyor. Bu genel bir şey değil. Ve bazen düşüncelerin kağıtta görüntüsünü görmek zor geliyor hepimize. Okunmaya değer olan hissetmeye değer olur mu, bilemem. Hissettiğimizi yaşadığımızla örtüştürdüğümüzde mutlu olmaya başlıyoruz.

    1. “Hissettiğimizi yaşadığımızla örtüştürdüğümüzde mutlu olmaya başlıyoruz.” Ne güzel demişsiniz. Hissettiğini yaşadığınla örtüştürmek. İki yüzlü olmamak. Olduğun gibi görünmek. Zor iş be.

  2. Hemen hemen herkesin başına gelen bir durum olduğu için paniğe gerek yok; klavyeni yavaşça yere koy, ekranını kapat ve hislerinin bedenini komple sarmasını bekle. Ha tabii birde her zaman duygularını en iyi şekilde aktarma şansın olmadığını unutma 😉

    1. Mevzu yazamamak değil. Sözlükte de bahsetmiştim. Hiçbir şey yapmak için enerji yok içimde. Kitap okuyamıyorum, blog okuyamıyorum, yazı yazamıyorum, film izleyemiyorum, dizi izleyemiyorum, müzik dinleyemiyorum, arkadaşlarla buluşmaktan zevk almıyorum. Düzgün düşünemiyorum. Hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bütün bunların neticesinde yazamıyorum belki de. Ne bileyim ya. Öyle işte : )

    1. Bir önceki yorumda da bahsetmiştim. İlham sadece yazmak için değil, hiçbir şey için gelmiyor. Neyse gelir bir ara. “Doğadan vahiy bekledimse boşuna / baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı” Vahiy bekleyelim bakalım. Sonumuz hayra çıksın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.