Çözülmüş Bir Sırrın Şaşkınlığı

Evet evet, başlık tamamen kopya. Özenti. Hatta ergenvari. Kabul ediyor ve bütün suçları üzerime alıyorum. 

Ve gene evet, son birkaç yazımda fotoğraf kullanmıyorum. Aslında kullanmak istiyorum ama orijinal bir şeyler bulmakta zorlanıyorum. Çeşitli servisler varmış fotoğraf bulmak için. Bir yazıyı yer imlerine eklemiştim. Başka tavsiyesi olan varsa, yorumlayabilir. Lan sanki siteye kaç kişi giriyor da yorum bekliyorum. Hah hah 🙂

Birkaç gün evvel deşifre oldum. Yakında organize suçlarla mücadele ekipleri baskına gelir. Kim organize sanki? Ben mi? Gelse gelse ahlak masası baskına gelir. Hah hah.

Bloğu açmadan evvel anonim olmaya karar vermiştim ve hatta anonimlik üzerine sağlam planlarım vardı. Bunlardan bazıları şunlar;

 

  • Site işleriyle ilgilenmek için bir Linux dağıtımı bulmuştum. İşletim sistemi sadece RAM üzerinden çalışıyor. Dolayısıyla bilgisayar kapandığı an hiçbir iz bırakmıyor. Site ile alakalı her türlü işlemi, aramayı, yorumu vs. bu sistem üzerinden gerçekleştirecektim. 
  • İnternet bağlantısı için ise kendime özel VPN sunucusu kurmayı, VPN sunucusuna TOR ile bağlanmayı düşünüyordum. 
  • Aynı zamanda bu bağlantı için kendi internetimi değil uzak bir yerdeki wi-fi ağını hackleyip o ağ üzerinden işlemleri yapmayı planlıyordum. 
  • Hatta, kendi siteme bağlantıyı da başka bir sunucu üzerinden yapmayı planlıyordum. 
  • Bağlantılarımı ise haftanın belirli gününde tek seferlik yapıp, bir dahaki girişe kadar bu sistemlerin hiçbirisini kullanmamayı düşünüyordum. 
  • Ücret ödemem gereken yerlere ise ücretlerini bitcoin ile ödemeyi düşünüyordum. 
  • Yazım tarzımı değiştirecektim. Gerçek benden tamamen farklı bir üslup ile yazacaktım. 
  • Hayatımla alakalı beni ele verebilecek hiçbir şeyi paylaşmayacaktım. Gittiğim yer olur, okuduğum bölüm olur vs. 
  • Yazılarımda kullandığım cümleleri gerçek hayatta, gerçek hayatta kullandığım cümleleri yazılarımda kullanmayacaktım. 
  • Bir yazıyı yazdıktan sonra birkaç ay boyunca yayınlamayacak, o birkaç ay süresince defalarca kontrol edecektim. 

Bu gibi planlarım vardı. Dersiniz belki, “ulan Atay’lı, bu kadar çaba neden? Anasını satayım sanki gizli görevdesin de deşifre olmamak için bi yerlerini yırtıyorsun.” Var işte bazı sebepleri. Deşifre olmayı istemiyordum. Ama, deşifre olmaktan korktuğum şeyleri yazmaktan vazgeçince bu kadar anonimliğe gerek kalmadığına karar verip “amaan, koy göte gitsin” deyip bu dediklerimden hiçbirisini yapmadım.

Birkaç gün önce ise, bir arkadaşımla konuşuyordum. Site açtığımdan haberi yoktu. Yazı yazdığımdan da haberi yoktu. Konuştuğumuz konuyla alakalı bir yazıyı yayınlamıştım bu sitede. Yazının word dosyasını bu arkadaşa gönderdim. Aslında aklıma geldi. “lan oğlum, şimdi bu buradaki birkaç cümleyi google’da ararsa siteyi bulur. Arar mı acaba? Aramaz yaa. İşi gücü yok onunla mı uğraşacak?” demiştim. Evet, işi gücü yokmuş, uğraşmış ve bulmuş 🙂

Bir süre sonra zaten sitenin adresini söyleyecektim o arkadaşa. Ne kadar süre sonra? Bilmiyorum. Ama söyleyecektim. Biraz erken oldu. Olsun, sağlık olsun. Hareketlerime dikkat ederim artık :p

O zaman kapanışı bir şiirle yapalım mı? Tabii ki İsmet Özel.

 

Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü

 

Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
madenlerin buharından elde edilen büyü
bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan
nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.


Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara

sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında
çapraştım, and içip ayna kırdım
doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.


Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor

böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: 
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.

 

10.08.2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir