Her Şey O Gün Başladı

Her şey o gün başladı. Ne klasik cümle. Başlamadan evvel bitmişti. Bitmek başladı. Başlamak bitti. Her şey anlamsızlaştı -belki de hiç olmadığı kadar anlam buldu.-. Zaman ve mekân önemini yitirdi. Bu bitim ve başlangıcın patikasında mürekkep yolunu buldu. Kâğıdı bildi. Zaman ve mekân önemini yitirdi. Mürekkep kâğıtta yol aldı da gönle vardı. Gönlü buldu. Gönül […]

Devamını Oku

Abonelik Şeysi

Uzun uğraşlarım sonucunda, isteyen kişilerin Atay’lı’ya abone olabileceği bir sistemi siteye eklemiş bulunuyorum. O kadar beceriksiz bir adamım ki, haftalardır uğraşıyorum halledemedim : ) Birkaç tane eklenti denemiştim. Kurulumunu beceremedim. Az evvel tesadüf eseri fark ettim ki, kullandığım Jetpack eklentisinin abonelik sistemi de varmış : ) Ufak bir “sürükle – bırak” işlemi sonucu, abone ol […]

Devamını Oku

Kimsenin Hayali Yok mu?

Kimsenin hayali yok mu? Yoksa herkes hayalini mi yaşıyor? O hayallere ve yaşananlara ben neden uzağım? Neden yabancıyım? “Yok gibi yaşamak bu, kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan”[1] Nerenin yerlisiyim? Herkes istediğini mi yaşıyor? Öyleyse ben neden yaşayamıyorum? Yoksa onlar da mı yaşamıyor? Öyleyse neden sadece ben yabancıyım buraya? Neden dahil olamıyorum? Neden dışarıdayım? Sistemdeki parazit miyim? […]

Devamını Oku

Yalnızlık Konuşmaları

Yine hüzün çöktü. Yalnızlık kötü bir şey be. Şizofrene bağladım oğlum. Kendimle bildiğin muhabbet ediyorum. Yalnızlığımın sebeplerini düşünüyorum bazen. Yalnızlık nedir ki hem? Arkadaşlarım var mı? Var. Sayılır yani. Ya hu, yalnızlık arkadaşa sahip olmamak değildir ki. Yalnızlık dosta sahip olmamaktır. Yalnızlık, her şeyini paylaşabileceğin birilerine sahip olmamaktır. Klasik erkek muhabbetlerini sevmiyorum. Nefret ediyorum. Futbol, […]

Devamını Oku

Sevmek İsyandır

Kendi kendime yaptığım konuşma, yazışma, sevişme… Ne derseniz işte. Temellendirmeden, içimden geldiği gibi konuştum. Haliyle kopuk oldu. Her neyse, buyurunuz efenim: — Sevmek başlı başına bir isyandır. İsyan -> şikayet, rıza göstermeme ve reddediş. Karşı çıkış. “Seni anlatabilmek seni Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana …”[1] “Kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın”[2] ve “yanık yağda […]

Devamını Oku

Çakmak Alevinde Yaşam

Kötüyüm be Samsa. İyi değilim. Yaşayamıyorum. Nedir ki yaşamak? “Yaşamak bir çakmak alevi kadar aramızda”[1] Bu melankolikliği atamıyorum üzerimden. Enerji ve istek yok. Pişmanlık ve yorgunluk var sadece. Neyin pişmanlığı? Adem olamamanın pişmanlığı. Ne bok yiyorum lan ben? Sanki yazarken bile yabancıyım kendime. Kimle konuşuyorum? Kimi konuşuyorum? Duygularıma yabancılaştım sanırım. Evet evet, duygularıma yabancılaştım. Hislerime […]

Devamını Oku

Eşref-i Mahlûkat Kimdir, Kime Denir?

Bu deftere yazmayalı kaç ay oldu acaba? 6 ay olmuş. Özledim demeyi isterdim. Hah hah, Hikmet Benol’un Bilge’ye yazdığı mektup geldi aklıma. “Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım …”[1] Acıklı bir mektuptu. Hüzün doluydu. Kalem tutmayı unutmuşum ya hu. “Ya hu” demeye de son zamanlarda alıştım. Güzel bir […]

Devamını Oku

Uzun Yazmak ya da Kısa Yazmak

Yazılarımı yazarken içimde hep “uzun yazmalıyım” düşüncesi vardı. Uzun yazmam gerektiğini düşünüyordum. Birkaç gün evvel bu düşüncemden vazgeçtim. Bir önceki yazım da bu kararım neticesinde sitede yayınlandı zaten.[1] Kısa yazılar da paylaşacağım artık. 90 kelime, 100 kelime, 150 kelime vs. Bazen içimde yazma isteği oluşuyor, ufak ufak notlar alıyorum. Kısa oldukları gerekçesiyle paylaşmıyorum. Defterin arasında […]

Devamını Oku

Kelimenin Çıkmazında

Duygularımız bizim mi? Biz mi seçtik? Duygu seçilir mi? Seçilmez. Değiştiriyorum; duygularımız bize mi ait? Kelimeler… Bizi yönetiyor. Kısıtlıyor. Fazla kelime bilmek zincirimizi uzatıyor sadece. Kaybettik saflığı. “baba”/“anne” dediğimizde kaybettik bize ait olanı. Harfsiz ve kelimesizliğimizi kaybettik. Kirlettik hisleri, kirlettik saflığı. Bize ait sandığımız duygular bize sahip oldu. Hisler esaret altında. Kelimelerin işgali altında. Dilimiz […]

Devamını Oku

Kırk Satır mı, Kırk Katır mı?

Bu yazı daha önce yazdığım 4 ayrı yazımın birleşimidir. Hepsini aynı gece yazmıştım. Konu bütünlüğü olmasa da duygu bütünlüğü olduğu için parça parça yayınlamamın uygun olmayacağını düşündüğümden birleştirdim. Yazıyı okumaya başlamadan evvel ufak bir uyarıda bulunmak istiyorum. Yazıda bir miktar sövgü ifadesi yer almaktadır. (sövgü ifadesi ne amk) Rahatsız olma ihtimaliniz olduğunu düşünüyorum. Şayet rahatsız […]

Devamını Oku