6 Eylül 2019

Olmak, Oluş ve Kur’an’dan Çağrışımlar

Bir arkadaşla sabır, süreklilik, oluş üzerine konuşuyorduk. Konuşmanın biraz genişletilmiş halini yazmak istedim. Yazıya “Olmak, Oluş ve Kur’an’dan Çağrışımlar” dedim çünkü yazdıklarım çağrışımlardan ibaret. Belki her bir paragrafı delillendirmek için ayrı yazılar yazmak gerek. Buna ne gücüm, ne zamanım, ne zihnim ne de ilmim yeter. Adı üstünde çağrışım. Haliyle yazı nispeten dağınık ve kopuk oldu. Uzun süredir de yazmıyordum, daha düzgün bir yazıyla gelmek isterdim […]

2 Eylül 2018

Toplumsal Hayatı İnşa Eden Kur’an Kavramları / Mustafa İslamoğlu

Son zamanlarda İslamoğlu’nun 2 eserini okumuş ve birisi hakkında notlarımı paylaşmıştım. İlgili yazı için tıklayınız efenim. Aslında bu kitabı (Toplumsal Hayatı İnşa Eden Kur’an Kavramları) daha önce okumuştum ama notlarını diğerinden daha geç paylaşmak durumundayım. bitiremedim, düzenleyemedim, bilgisayar başına geçemedim vs. bahaneler bahaneler… Diğer yazıda da belirtmiştim sanırım, kitap hakkında ufak notlarımı paylaşıyorum. kitap tahlili yapmıyorum. Aslında yazı tam olarak bitmedi ama, baktım asla tam olarak […]

17 Ağustos 2018

İnşirah ve Evrim

Aklıma bir şey takıldığı vakit onu çözmeden bir başka şeye odaklanmam çok zor. Geçmiş başarısızlıklarımın bir etkeninin de bu durum olduğunu düşünüyorum. “At arkaya” şeklinde verilen tavsiyeler maalesef üzerimde pek işe yaramıyor. Arkaya atamıyor, sırtıma alıyorum. Bir süre sonra yükler birikiyor ve yoruluyorum. En iyi durumda bile ımm, bir kaşıntı olarak kalıyor. Kaşımalıyım, yoksa odaklanamam. E tabi zaman keyfimi beklemiyor, geri kalıyorum. Yakın zamanda edindiğim […]

14 Ağustos 2018

Mustafa İslamoğlu / Âlemlerin Rabbi Allah: Bilmek – Tanımak – Anlamak

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazının konusu Mustafa İslamoğlu’nun “Âlemlerin Rabbi Allah: Bilmek – Tanımak – Anlamak” isimli kitabı. Kitabı okurken bir deftere kendimce notlar aldım. Baktım notlar bir hayli uzadı, o halde sitede paylaşayım dedim. Maddeler, (bütünlüğün bozulmaması için ufak düzeltmelerle birlikte) kitaptan yaptığım alıntılar. İki “//” arasındaki ifadelerse bana ait cümleler. Ayrıca, bazı yerlerde yazım yanlışları olabilir, af buyurun lütfen. Word belgesinde okunur […]

24 Temmuz 2018

Dil ve Dilemma

Kelimeleri seviyorum. Kelimelerin hafızasına dokunmayı, o hafızanın bizleri nasıl şekillendirdiğini ve bizlerin o hafızayı nasıl tahrip ettiğini/değiştirdiğini –uzak çağrışım: bkz. Mandela etkisi- ve tüm bu değişim ve değişmezliğin içinde, içimizdeki ve dışımızdaki tahayyülle gerçekliği eğip bükmesini ve yeni gerçeklikler oluşturmasını ve bunun beyin kimyasına –ve beyin kimyasının tüm bunlara- etkisini incelemeyi –ya da en azından benim gibi tembel bir canlı için, düşünmeyi- seviyorum. Kurduğum cümle […]

12 Mayıs 2018

“Gördüm, hepiniz oradaydınız. Dağa kaldırdınız Pollyanna’yı”

En son 1.5 ay önce bir şeyler yazmışım buraya. Ani gelen yazma/konuşma isteği neticesinde her zamanki gibi kopuk bir yazı oldu. Size bir şey vaadetmiyorum. “Sözlerim var köprüler geçirmez. Kimseyi ateşten korumaz kelimelerim”[2] Okumak istersen aşağıda. Ama okudum diye, köprüyü geçerim sanma. —   On bir mayıs iki bin on sekiz Cuma. Tarihimizi atalım. Zaman içinde aldığımız yolda bir durak daha. “Bakın ben bu tarihte […]

26 Mart 2018

Bir Umuttur Öldüren İnsanı

Ne yazmışım üste? “Kimsenin ölmediği zamanlarda yaşamak, Düşünen kimse için dramdır bu bayım” 14 gün önce yazmışım. O zamandan bu zamana azaldı mı dramımız? Ölen birileri oldu mu? Oldu. Ne demiş şair? “İçimde ölen biri var.”[1] İçimde ölen biri var. “Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey”[2] Bir şeyler ölüyor içimde, her şeyi öldüren bir şeyler. “Ey vakti durmak doruğunda yaşayanlar!”[3] Var […]

23 Ocak 2018

Geri Zekalılığa Övgü

“Bir varmış bir yokmuş. Ahmak çevresi ve yetersiz öğretmenleri tarafından yıllarca zeki olduğuna inandırılan bir Atay’lı varmış.” Sevmedim bu üslubu. Beceremiyorum zaten öyle yazmayı. Konuşur gibi yazayım gene. Çevrem ve yetersiz öğretmenlerim tarafından zeki olduğuma inandırıldım yıllarca. Sınıfta biraz göze batan bir tip olduğum için bu kanıya varmış olmalılar. Derste soru soruyorum ve bazı şeyleri sınıf arkadaşlarımdan önce kavrıyorum diye zeki olduğumu sandılar. Hoş, aslında […]

18 Ocak 2018

Hayatın Görselliği ve Mutsuzluk Arasındaki Bağlantı

Safları sık tutun. Bi şeyler yazacağım. Samsacığım, mevzilendin mi? Harekat için hazırız efendimiz. Güzel. Twitter’daki troll hesabımdan yazmaya başlamıştım önce. Baktım mevzu Twitter için biraz uzun olacak, bloğa da bir süredir yazmıyorum, buraya yazayım dedim. Konumuz: Manipüle Edilen Gerçeklik Algısı ve Mutsuzluk KanalD spikeri gibi gireyim: Sevgili izlekler, gün geçmiyor ki… bla bla bla… Tamam, bu kadar geyik yeter. Gün geçmiyor ki (ehehe) “sosyal medya […]

6 Ocak 2018

Adam Olmak / Büyük Adam Olmak Üzerine Birtakım Sancılar

Bir süredir yazmıyordum. Ne kadar süredir? Çok süredir. Yazmıyordum ama düşünüyordum. Pek çok şey üzerine. Yok be, pek çok değil aslında. Düşünüyordum işte. Düşünceler bir nörondan diğerine zıplamaya çalışırken aralarda bir yerde kayboluyordu. Puff. Bir anda gitmiş. Yerini bilen yok. Nereden geldiğini görebilen yok. Samsa olsaydı, o yardımcı olurdu belki kayıp düşüncelerin izini sürmeme. Yok bu aralar. Sanıyorum o da kayboldu bir sinaps boşluğunda. Neyse, […]